EFEKENT HABER M...'s profileDELİYANGİNİM4 İŞTE GERÇE...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
GÖZLERİMİN İÇİK NE İÇİNE BİR BAK BU BİR DÜŞ DEGİLKİ KALDIRSINLAR UYANAYIM DOLU DOLU DİĞİLMİ YAŞANANLAR SÖYLE HANGİSİNİ UNUTAYIM
ŞİMMDİ BİR BU ŞEHRE İNAT BİRDE SANA İNAT NEFES ALIP VERİYORUM SANMAKİ KALMADI HİÇ UMUDUM HERSABAH UMUTLA DOGAN GÜNEŞTEN BORÇ İSTİYORUM ARTIK HİÇBİRŞEYE İSYAN ETMİYORUM BUNADA OLSUN DİYORUM ,BUDA GEÇER DİYORUM ,BUDA GEÇER. BAK GÖRDÜNMÜ? GEÇTİ İŞTE NE SDENDEN BİR ESER KALDI ,NEDE BEN BİR ESERDE HEM ŞİMDİ DAHA İYİ ANLIYORUM KENDİ KENDİLERİYLE KONUŞANLARI. BİR BURUŞUK RESİMLE ÖNÜNE GELENE GÖRDÜNÜZMÜ DİYE SORANLARI. DAHA İYİ ANLIYORUM AKLIMDA SENDEN KALAN İKİ CÜMLE UMUTSUZ YAŞAYAMAZ BİR İNSAN DEMİŞTİN OYSA BENİM TEK UMUDUM SENDİN BİRDE İNSAN BİRKEZ ÖLÜR DEMİŞTİN LANET OLSUN YALANMIS SENSİZLİK HERGÜN ÖLMEK DEMEKMİŞ....
Bana Seslen En Umutsuz Günlerinde Ömrümü teraziye koysam |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Zekeriya KAPANwrote:
Oct. 4
|
||||||||||
|
. .wrote:
Aug. 10
|
||||||||||
|
Brigiwrote:
May 23
|
||||||||||
|
Brigiwrote:
May 18
|
||||||||||
|
Jan. 26
|
||||||||||
|
EFEKENT HABER MERKEZİwrote:
sevgimi uçurdum göklere,
bir uçurtma uçuruyorum gönlümden gökyüzüne
kuyruğu sevgi ile süslenmiş,ipliği birkaç sevgi sözü
rüzgarı içten bir bakış terazisi mutluluk olan
bu uçurtma duygum bu uçurtma kendim
süzülüyor göklerde sevginin kanatları ile
bulutlar okşuyor tenimi beyazın safı ile
![]() ![]() dünyayı görüyorum üzerinde siyahlıklar
hiç yüzünden çıkan savaşları görüyorum
bir yanlışın sonucu
sokak çocuklarını görüyorum
ağlayan anneleri görüyorum
çocuklarına hasret annneleri
yok yere çalınan hayatları görüyorum
sadece para için satılan hayatları
parayı tek hedef seçmiş insanları görüyorum
dalından koparılan gül
çocuksuz kırları görüyorum
kırlar solgun sessiz üzgün
gözyaşı görüyorum
üzüntü görüyorum irkiliyorum
gözlerimi kapatmak istiyorum
sonsuza dek açmamak
fakat evet evet yanlış görmüyorum
az da olsa pembelikler de var dünyada
sevgiyle gülümseyen insanları görüyorum
gülüne kavuşmuş bülbülün sevinç melodilerini dinliyorum
kırlarda koşan çocukları görüyorum
kırlar yeşil kırlar mutlu
birbirini gerçekten seven insanları görüyorum
dostluk dürüstlük hoşgörü görüyorum
![]() ![]() balıkların sudaki oynaşmalarını görüyorum
karınca katarlarının neşe içerisinde geçişlerini görüyorum
evet evet artık siyahları görmüyorum göremiyorum
sadece pembelikler süsülüyor dünyayı haykırmak istiyorum
dünyaya seni seviyorum diye
tüm sevgimi siyahlıkların üzerine örtmek istiyorum
sevgi ipli ulaşılmaza ulaştırmak istiyorum
sevgimi çok mu zor pembelikleri görmek
çok mu zor seni seviyorum demek çok mu zor gülümsemek
bir deneyebilsek
dünyada siyahlıklar kalmayacak
Jan. 26
|
||||||||||
|
EsLeM ...wrote:
Günah zakkum gibidir.
Zakkum görüntüsü ve kokusuyla çekici ve haz veren bir bitkidir.
fakat yediğinizde sizi zehirler ve öldürür.
Günahta yapılması sırasında çekici,hoş ve haz vericidir.
fakat ahirette sizi öldüren manevi bir zehirdir.
Merhametlilerin en merhametlisi,Yüce Rabbim;
sen affedicisin,affı seversin,biz günahkar kullarını
affeyle...AMİN...
HAYIRLI günler
selam ve dua ile...
Jan. 18
|
||||||||||
|
kardelenwrote:
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, ALLAH'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, ALLAH o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)
Jan. 12
|
||||||||||
|
Dec. 28
|
||||||||||
|
Dec. 4
|
||||||||||
|
EFEKENT HABER MERKEZİwrote:
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin. Sevdim işte ötesi yok...
Oct. 6
|
||||||||||
|
EFEKENT HABER MERKEZİwrote:
SONSUZ BOŞLUK Bugün yine yalnızdım Sensiz ,kimsesiz , ıssız kişiliğimle Elimde çayım oturuyordum balkonumda Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım... Seni unutmak acı veriyor bana istemesem de Düşünüyorum yalnızlığı Bulamıyorum cevabını Çünkü sen yoksun Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım... Kitabım ,çayım ve yalnız kendi kimliğimleydim o gece Evet evet yalnız kendi kimliğim Peki neden? Yine yalnızdım Soruyorum doktoruma ,deliriyorum hergün hergece... Çünkü sen yoksun Bir tek ben mi böyleyim acaba? Neden bunu araştırmıyorum? Neden sormuyorum insanları bir kenara çekip cevabını? Yoksa istemiyor muyum? Belki de korkuyorumdur bir tek kendimin yalnız olmasından Neden bu kadar çok korkuyorum ki yalnız olmaktan? Beni bırakıp gittiği için mi? Yine yalnızdım Belki de hep öyle kalacaktım... GÖZLERİN SOKAK İSİMLERİ
gözlerin,
Aug. 26
|
||||||||||
|
•●||| BHR ||| ●•wrote:
♥♥.¸¸.•*´•`*•.¸¸♥♥.вάңάя♥♥.¸¸.•*´•`*•.¸¸♥♥ SLMMMMM.... SAYFAN HOŞ & GÜZEL OLMUŞ BAŞARILARININ BU ŞEKİLDE DEWAMINI DİLERİM YOLUN AÇIK & ÖNÜN AYDINLIK OLSUN İYİ HAFTA GEÇİRMEN DİLEĞİYLE BYESSS.... ♥♥.¸¸.•*´•`*•.¸¸♥♥.вάңάя♥♥.¸¸.•*´•`*•.¸¸♥♥
Aug. 22
|
Alıntı
EĞER !
EĞER !
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer! !
Düşlerimize yağmur yağıyordu, rüzgar üşütüyordu ellerimizi.
Gözlerin donuk, bedenin halsizdi. Gizli bir el,
kalkışa hazırlanan otobüse binmen için seni sürükler gibiydi.
Sanki, kalmak istiyordun
"Baharda dönerim." demiştin, hatırlıyor musun?
"Sakın beni unutma, bekle."
Ben seni unutmadım sevgili. Ben seni unutmadım.
Bütün kış, baharda döneceğin günün hayali ile ısındım.
Minik öpücüklerle uyandırıp,
güneşin doğuşunu gösterecektim sana.
Çiçeklerin, denizin, kumsalın, güneşin
tadına birlikte varacak, gün batımlarında
denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek,
ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil, kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre.
Sana benzeyen her şeyi sevdim ben.
Sevdiğim her şeyde senden izler vardı.
Aradığımı buldum sandım ama yanıldım, bulduğum sen değildin.
Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım.
Her sabah, seni bulmak için
yollara düşmek geldi içimden ama gidemedim.
Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece.
"Gelir" dedim kendi kendime.
Söz verdi, gelmesi gerek. Bekledim.
Kendimi paramparça hissettim ama yine de sana kızamadım.
Unuttum kötü sözlerini. Unuttum kapında bekletildiğimi.
Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini.
Kavgalarımızı unuttum.
Bir tek seni unutmadım sevgili.
Bir tek seni unutamadım.
Hep dönmeni bekledim.
Zamanla alıştım acılara,
ölüm ilanlarında kendiliğinden silinen adreslere.
Alıştım sevdiklerimin yokluğuna.
Ama yalnızlığa alışamadım. Hasrete alışamadım.
Sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.
Olmadı gülüm. Bir araya gelemedik.
Oysa daha yolun başındaydık,
tomurcuktuk daha çatlamaya hazır, bahar gelmeden ayrıldık.
Şimdi artan yalnızlığım, senin büyüyen yokluğun var.
Duvarlarda gözlerinin izi, kapı kollarında parmak izlerin saklı.
Sen neredesin sevgili? Varlığın nerede?
Bir mevsim döndü sen dönmedin.
İçim acıyor insan ilişkilerine baktıkça son zamanlarda. Kendimi dipsiz kuyularda hissediyorum.Uçurumlardan atıyorlar beni, lime lime oluyor her bir uzvum. En önemlisi içim acıyor dostum, inan içim acıyor.
Biz çocukken büyüklerimizi dinlerdik sohbetlerinde. O zamandan aklımızda kalıp içimize yer etmiş birçok değerin içinde dostluk kavramının derin bir izi kalmış. Öyle özlemiş, öyle yaşamak istemişiz hep. Sonra dost kazığı, dost vefasızlığı, aman sırrını dostuna söyleme tedirginliği çıktıkça karşımıza şaşırmışız. Acaba eskiler yanlış şeyler mi anlatmış bize, yoksa biz mi eksik anlamışız bilemiyorum.
Bir zamanlar erkeklerin kapatmalarına dost dendiğini öğrendiğimizde şok yaşamıştım. Bu nemene dostluktu? Sonra dilde pelesenk oldu dostum hitabı.
Ben dostu iyi günde de, kötü günde de yanımda olan, benimle gülüp benimle ağlayabilen kişi olarak düşündüm hep. Dost senin acılarınla acı çekebilen, senin mutluluğunla mutlu olandı oysa. Dost tereddütsüz teslim olabileceğin, içini açabileceğin insandı.
Bir dosta yazdığım şu satırları hatırlıyorum da nasıl farklı yorumlardayız toplumda hepimiz, bir daha anlıyorum.
“Günümüzde gerçek bir dost bulmanın zor olduğunu biliyorum. Gerçek dost ki: satılmayacağına inanarak sırrını, derdini, sevincini bölüşebilirsin. Başını göğsünde dinlendirebilir, omuzunda utanmadan ağlayabilirsin. Hiçbir art niyet beslemeden ellerini tutup pozitif enerjisini alabilirsin. Belki çok zor şimdilerde ama eğer hislerim beni yanıltmıyorsa sen omzunda ağlanabilecek bir dostsun, bu da benim için bir kazançtır ve iyi ki varsın sevgili dostum.”
Böyle yazmıştım o dosta, böyle düşündüğüm, böyle inandığım için. Ona gönlümün tüm açık gizli yanlarını açtım. Onunla bölüştüm sıkıntılarımı, sevinçlerimi. Onu yanınmda, kendimi onun yanında bulmaktan hep mutluluk duydum.
Kim söylemişse “çok muhabbet tez ayrılık getirir” diye söylemez olaymış. Sanki bu deyişi ispatlar gibi yitirdim onu aniden. Öyle anlamsız, öyle alelacele ve öyle anlayıp dinlemeden sonucunu beklemeden yitirdim onu. Dostu bulmak zor ama dostluğu korumanın da ondan daha zor olduğunu bir kez daha anlamış oldum. İçimin kanaması bundan. Bundan günlerdir gülmek gelmiyor içimden. Bir yanım eksik gibi. Bir şeyler kırılıp döküldü toplayamıyorum.
Böyle olmamalıydı güzel dostum böyle olmamalıydı. Büyük sevgiler, köklü dostluklar basit duygusal kararlara bir anda kurban edilmemeliydi aslında.
Para-pul, şöhret, unvan, geçmiş hiçbir şey bir dostun üç dakikalık sohbetinden daha önemli değil aslında. Günümüzde sabır yok insanlarda, hoşgörü yok, bağışlama yok. Ufak tefek noksanları görmezden gelme alışkanlığı yok. Meziyetleri abarttığımız gibi hataları da abartmakta aşırıya kaçmışız. Geri dönüş yollarını en başından tahrip etmeyi marifet saymışız. Oysa hayat öylesine kısa, zaman öylesine değerli ki kaybetmek akıl kârı değil.
İşte böyle zamanlarda tutunacak tek dalım sen gelirsin aklıma. Sana dökerim dertlerimi biraz rahatlarım. Aniden güneş doğar, sen de birlikte doğarsın kararan hayatıma. Ay ışır, sen ışırsın. Gönlüm ateş böceği misali pervane olur sana. Sevgiler büyür içimde sen büyürsün. Özlemler büyür, acılar büyür, umutlar, korkular büyür. Seni solurum her nefeste kanımı yıkayıp kalbime dolarsın yeniden dostluk adına güzellikler adına, sevgi adına.
Böyle kırılgan günlerimde varlığınla bana ışık tutman ne güzel.
Sen sevgilere, dostluklara, insanca birlikteliklere örnek olursun adeta.
Hep öyle kal, aziz dostum hep dost kal.

|

















|
No list items have been added yet.
|
|
No list items have been added yet.
|
|
No list items have been added yet.
|
|
No list items have been added yet.
|
|
No list items have been added yet.
|
|
No list items have been added yet.
|
| The owner hasn't specified a feed for this module yet. |
|
No list items have been added yet.
|
|
No list items have been added yet.
|
|
|
| |||||||||||||||||||||
| More... |
| |||||||||||||||||||||
| More... |
|
|